
Dünya üzerinde bulunan 104 ülkenin zenginlik ve refah düzeylerini inceleyerek, bu konuda ciddi bir çalışma ortaya koymayı başaran Legatum Prosperity Index kurumu sonuçları yayınlaması ile refahın yine batılı ülkelerde en üst düzeyde olduğu anlaşıldı.
Birçok kriterin baz alındığı zenginlik, yaşamdan memnuniyet ve ekonomik ilerleme gibi çeşitli şıklarda derinlemesine inceleme yapılarak sonuca gitmeye çalışılmıştır. Bu incelemelerde ekonomik gelişimleri güçlendiren faktörlerin hangi ekonomilerde mevcut olduğu, halkın memnuniyetinin neler olduğu ve ülkeler arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları ortaya çıkaran temel faktörlerin ne olduğu gibi sorulara aranan cevapları belirlemektir.
Dünya nüfusunun yüzde 90‘ının değerlendirildiği araştırmadaki bilgiler yıllardan beri yapılan analizler, objektif veriler ve kişisel cevaplardan oluşan anketlerden alınmaktadır. Toplam 104 ülke, 9 alt kategori altında düzenlenmiş 79 değişkenle uzun dönemde refah düzeyi belirlenmektedir. Her ülke her bir kategoride değerlendirilerek puanlanmıştır. Kısaca bu 9 kategoriyi sıralayacak olursak; 1. Ekonomik Temeller, 2. Girişimcilik ve İnovasyon, 3. Demokratik Kurumlar, 4. Eğitim, 5. Sağlık, 6. Güvenlik, 7. Yönetim, 8. Kişisel Özgürlükler, 9. Sosyal İlişkiler olarak değerlendirmeye alınmış ve incelenmiş maddelerdir. İlk 5 sırayı Kuzey Avrupa ülkelerinin alması da araştırmaya daha bir farklılık getirmektedir. ABD‘nin 9. sıraya yerleşmesi ise dikkat çekmektedir. Refah düzeyinin son sıralarında ise bizi çok şaşırtmayan ülkeler yer almıştır. Bunların başında Kenya, Cezayir, Tanzanya, Nijerya ve Pakistan gelmektedir.
Ülkemizin ise 104 dünya ülkesi içerisinde 69. sırada yer almasının refah düzeyimiz açısından yine sorgulanması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Yapmamız gereken yukarıda saydığımız 9 kategorideki hareket anlayışımızı hızla gözden geçirmektir. Bu çalışmada bizleri hayrete düşüren en önemli veri ise, Türk insanının sosyal ilişkilerde ve gönüllü yardım işlerinde bir hayli gerilerde kaldığımız gerçeğidir.
Refah düzeyimiz, bizlere gelişmişlikle beraber, sosyal yardımlaşma ve atalarımızdan aldığımız paylaşma duygularının ortaya çıkardığı birlikte hareket etme kabiliyetini de artıracağından şüpheniz olmasın.