
Ocak ayı sonuna yayınlanan tüketici güven endeksi sonuçları tüketicinin ekonomiye bakışında ciddi bir gelişme olmadığını ortaya koyarken, yine küçük de olsa hafif bir kıpırdamanın bizlerin olumlu düşünmesi için yeterli olacağı kanısındayım.
Aralık ayı sonunda açıklanan 78.79 düzeyinde olan endeks yüzde 0.57’lik bir artış sağlayarak, 79.24 düzeyine çıkmıştır. Bu rakamların yüksek olmasının temel göstergesi, tüketicinin kendi ekonomisine duyduğu güvenle daha fazla alışveriş yapmasıdır. Normal şartlarda bu rakamın 100’ün altında çıkması, tüketicinin ekonomiye güvenmemesi ve karamsarlığa düşme göstergesi olarak kabul edilmektedir.
Tüketici güven endeksi, geçtiğimiz yıla 71.56 düzeyinde başlayarak en yüksek rakama ise haziran ayında 85.27 ile ulaşmıştır. Ancak haziran ayında yakalanmış olan bu rakam bile tüketicinin bakış açısının çok fazla değişmediğini ve iyimser olarak bakmadığını göstermektedir.
Burada yapılması gereken, ciddi önlemler alarak, tüketicinin ekonomiye olan güvenini artırmaktır. Çünkü ekonomiye duyulan güveni artırmadan, tüketiciyi para harcar duruma getirmeden hiçbir ekonomik sorunun üstesinden gelmenin mümkün olmadığını artık tüm ekonomi otoriteleri kabul etmiştir. İnsanımızın para harcaması tüketimi artırmakla kalmıyor, esas itibari ile üretimin artmasına, devamına ve piyasaların canlanmasına olanak sağlamaktadır. Harcamanın, ekonominin lokomotifi olduğu artık kabul edilir bir gerçektir .Yaşadığımız global ekonomik krizden çıkış için tüm ülkeler, tüketicinin alım yapabilme isteğini cezbedecek çeşitli alternatifler üzerinde çalışarak, durgunluğu aşma için çaba harcamaları da bunun bir ispatı olmuştur .
Ciddiye alınması gereken bir kriter olan tüketici güven endeksi rakamları, ekonomimize yön verenler tarafından akıllıca takip edilerek, yükseltilmesi için her türlü tedbirlerin alınması önemli olduğu kadar elzem olduğunun da bilinmesinde yarar vardır.
Gelişmişlik, büyümek ve ekonomik yönden güçlenmenin temel şartlarından birisi, üretmek ve ürettiğini satmak olduğu gerçeğini unutmadan, sanayinin çarklarını durdurmamaktır. Bu sebeple tüketicinin güveninin önemi burada ortaya çıkmaktadır.