
2008 yılının son çeyreği gibi tüm dünyayı etkisi altına almaya başlayan "Global Ekonomik Kriz" konusu konuşulmaya başlandığından beri, ekonomiye yön veren otoritelerin IMF ile ne zaman masaya oturacakları hep yazıldı ve çizildi.
Bu konuda gerek iktidar gerekse de ekonomi kurmayları hep yuvarlak cevaplar vererek, olacak veya olmayacak meselesini gündemde tutarak yönettiler. Ne zamanki Euromoney‘in düzenlediği, Merkez ve Doğu Avrupa Forumu toplantısında katıldığı panelde konuşan Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, "Bundan sonra ülkeler borç yükü ağır olanlarla, borç yükü hafif olanlar şeklinde ayrılacaklar. Bu bağlamda, Türkiye borç yükü hafif olan ülke olacaktır" dedi.
Bu arada Türkiye`nin Uluslararası Para Fonu‘yla (IMF) yapmaya çalıştığı antlaşmaya ilişkin bir soruyu yanıtlayan Yılmaz, "Türkiye‘nin kriz yönetmek için IMF‘ye ihtiyacı yok" diyerek, geçmiş dönemde ekonomik büyümenin tamamlanması için IMF ile antlaşma imzalandığını hatırlattı. Şu an için problemin bütçe açığı olduğuna dikkat çekerken, bu tip olaylarda esas itibarı ile mali disiplinin daha önemli olduğunun vurgusunu yaptı. Bu bakımdan ekonomik kurmayları hassasiyetle üzerinde taviz vermedikleri esas konuyu da mali disiplin olarak belirtmektedirler.
Gelinen noktaya sebebiyet veren sistemin de otuz, otuzbeş yıldır ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon olduğunun artık bilindiği bir gerçektir. Yüksek enflasyon en ciddi oranda kaynak dağılımındaki dengeyi bozmuştur. Bu günkü % 6`lık bütçe açığının temelinde yatan faktörün enflasyonun aşağı çekilme şeklinden de kaynaklandığı bilinmektedir.
İlk defa Sayın Yılmaz‘ın bu kadar net bir şekilde IMF ile yapılacak antlaşmaya ülke ekonomisinin ihtiyacının olmadığını deklare etmesi, bundan sonraki süreci doğrudan kendi iç dinamiklerimizle başarı ile götüreceğimizin sinyalini vermektedir. Hükümetimizin 2010 yılı için ön göreceği ekonomik planı zannediyorum öncelikle büyüme hedefini yükseltmek ve bütçe açığını kapatmak olacaktır.
Umuyoruz ülke olarak bu sıkıntılı dönemi ilk çeyrekte aşıp, daha başarılı ve büyümeli ve her kesimce mutlu bir yıl yaşamayı yakalarız.