
Aslında her şey 18 Eylül 2009 tarihinde Sağlık Uygulama Tebliği`nde yapılan değişikliğin Resmi Gazete de yayınlanması ile başladı.Tebliğ şöyle devam ediyordu :
‘Resmi Gazetenin 18 eylül sayısında yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliğinde, bazı ilaç gruplarında uygulanacak indirim oranlarının kapsamı genişletildi. İlaçların baz ıskonto oranları orijinal ve jenerik ayrımı yapılmaksızın yüzde 11 olarak uygulanıyordu. Buna ek olarak, 20 yıllık olarak belirlenmiş ilaçlardan eşdeğer grubu olanların perakende satış fiyatı 10 TL`nin üzerinde olan ve jeneriği olmayan orijinal ilaçlara yüzde 24 baz ıskonto yapılacak.Tebliğde, Yurt Dışı ilaç Fiyat Listesinde fiyat değişikliği yapılan ilaçlarla listeye eklenen ilaçlarda yayımlandı.Tebliğin yurt dışı fiyat ve ilaç listesine ilişkin hükümleri 14 eylül 2009 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi. ilaçlardaki ıskontolara ilişkin hükümler ise tebliğin Resmi Gazete`de yayımlanmasından 45 gün içinde yürürlüğe girecek ‘ deniliyordu .
En başta haber değişik çevrelerden farklı yorumlar aldı.Bazı kesimler iskontoyu halkın yararına olduğunu ,halkın ucuza ilaç alma hakkını savunurken ilaç sektöründen farklı tepkiler geldi.İlk tepki TEB( TÜRKİYE ECZACILAR BİRLİĞİ)den geldi.TEB yaptığı basın açıklamasında -
ilaç fiyat düşüşlerine karşı olmadıklarını belirtmiş , kamunun , çokuluslu ilaç şirketlerinin çıkarları uğruna hastaları ve eczacıları feda etmiştir deniliyordu.İlave olarak hastalardan alınan muayene ücretlerini kendileri almak istemediklerini devletin halkla eczacıyı karşı karşıya getirdiklerini belirten eczacılar stok nedeniyle sermayelerinin düşen bölümünü geri istiyorlar ve Eczacıya kutu başına meslek hakkı verilmesini talep ediyorlar. İlaç sektöründe en büyük alıcı devlettir .Devlet ilacı almak istediği fiyat üzerinden büyük ilaç şirketleriyle anlaşamıyor daha doğrusu büyük firmalar kabul etmiyor bu durumu hatta kapalı kapılar ardında konuşulanlara göre aynı firmalar Türkiye den çekilmekle tehdit ettikleri konuşuluyor.
4 Ara. 09 eczaneler kepenk kapatma kararını uygulamaya geçirdiler Sabahtan kepenk kapatan eczaneler ilerleyen saatlerde açtı. SGK tarafından 4 aralık cuma günü saat 10.30`da 5402, 12.30`da 6218, 14.30`da 7133, 16.30`da 7529 ve 18.30 itibariyle ise 7857 eczanenin eczane provizyon sistemi üzerinden reçete girişi yaptığı açıklandı. Yükselen bu seslere SGK 4 Aralık ‘ta sert bir şekilde eczaneleri uyararak cevap verdi . SGK ya göre Eczanelerin aylık ortalama brüt karının 2009 yılında 14 bin liradan 17 bin liraya yükseldi, yeni ilaç kararnamesiyle eczanelerdeki küçülme oranının sadece yüzde 1.5 olacağını bildirdi. Yeni ilaç kararnamesiyle
kapanma ihtimali olan eczane sayısının 7 bin değil sadece 9 adet olduğunu ileri sürdü.
SGK Başkanlığı 4 Aralık`ta yürürlüğe giren olan ilaç fiyat kararnamesi ile ilgili zehir zemberek açıklama yaptı. Bu kararname nedeniyle 7 bin eczanenin zarar ederek kapanacağı iddialarına yer verilen açıklamada, vatandaşın ilaca erişiminin kolaylaştırılmasıyla birlikte eczanelerin büyük oranda kar ettikleri ileri sürüldü. Hatta SGK tüm zararı ilaç sanayi tarafından karşılanması konusunda da mutabık kalınmıştır denilen açıklamada bu nedenle eczanelerin kapanacağı iddialarının doğruolmadığı ileri sürdü.Bu durum tabiki tüm sektörü etkileyecektir. Deposundan tıbbı satış mümessiline kadar tüm sektörü, ama en çok da Eczanesini daha yeni açmış genç Eczacıları etkileyecektir. Bu durum; özellikle banka kredisi alıp Eczanesine ilaç alan Eczacının elindeki sermayenin %40 azalması ve yeni mezunların ödeme sıkıntısı ile karşılaşması ile değerlendirilebilir...
Hal böyle olunca aslında Türkiye`de Eczane başına düşen nüfus nedir ? İstanbul `da nedir? Avrupa`da nedir, Amerika`da nedir ? sorusu geliyor..
Konu ile ilgili 2005 yılında Türkiye Eczacılar Birliği araştırma yaptırmış ve ilginç bir sonuca varmış..
Türkiye`de kişi başına düşen Eczane sayısı AB ortalamasının üzerinde. Eczacılar birliği, bunun düzeltilmesini istiyor ve davam ediyor TEB başkanı o yıl şunları söylüyor :
Eczaneler mantar gibi. her gün bir yenisi açılıyor. fakülteden mezun olup da şu an 65 yaşında olan bir kişi bile eczane açabiliyor. Çünkü önünde yasal engel yok." Diyor.Türk eczacılar birliği (TEB ) genel başkanı Mehmet Domaç. Türkiye genelindeki Eczacılık fakültelerinden her yıl yaklaşık bin kişi mezun oluyor. Bu mezunların yüzde 85`i Eczane açıyor. neden Eczane açtıklarını sorduğumuzda ise, çalışma alanlarının kısıtlı olduğunu söylüyor ve Eczane açmasalar diplomalı işsizler sınıfına dahil olacaklarını belirtiyorlar. Öyle ki, sadece gençler değil, yıllar önce mezun olmuş ve 65 yaşına gelmiş kişilerin bile Eczane açmasının önünde hiçbir engel yok. Bu durum, Eczane sahibi Eczacıları rahatsız ediyor demiş. 4 yıl önce yapılan araştırma bu şekilde...
Türkiye`de çoğu sektörde olduğu gibi Eczane enflasyonu var. Türkiye genelinde yaklaşık 25 bin Eczane bulunuyor.Eczanelerin %95 i SGK ile anlaşmalı yani devlet ilaç karşılığını karşılıyor ,geriye kalan %5 ise muvaazalı eczane işletilmesi, SGK protokolüne aykırı işlem yapılması, sahte küpür fatura edilmesi, denetimlerde eczanede belli bir sayının üzerinde sağlık karnesi ve/veya rapor bulunması gibi gerekçelerle, SGK onlarla yapmış olduğu anlaşmayı belli bir süre feshetmiş veya hiç anlaşma yapmamış.En fazla Eczane sayısı 4 bin 600 ile İstanbul`da.Türkiye`de ortalama 2 bin700 kişiye bir Eczane düşerken; İtalya, İspanya, Fransa, Portekiz gibi ülkelerde bu sayının iki kat daha az olduğu belirtiliyor. Sektörün önde gelenleri Türkiye de ki bu sürecin eczane zincirlerinin önünü açma yönünde atılmış bir adım olarak görüyor.Dünyada ABD ile sadece birkaç ülkede zincir eczaneler bulunuyor . Avrupa`da ise neredeyse hiç yok, bunun yerine ya Türkiye`deki gibi eczacıların bireysel olarak sahip oldukları sistemler mevcut. iskandinav ülkelerinde bütün eczanelerin sahibi devlet. Eczacılar ise haliyle devlet memuru..
Tüm bu gelişmelerden sonra 16 aralık 2009 tarihinde SGK dan herkesi şoke edecek bir açıklama geldi.Açıklamada SGK ile eczacılar arasındaki sözleşmelerin iptali söz konusuydu
SGK fesih işlemini, gerekçe göstermeksizin fesih yapmaya imkan veren (10.1) maddesine dayandırsa da bu durum değişik çevreler tarafından eczacıların 4 aralık`ta stok zararları, kamu kurum iskontoları, muayene ücretleri ve bunların eczanelerden tahsili, eczacının gelirinin tamamen ilaç fiyatlarına bağımlı olması gibi nedenlerle gösterdiği kepenk kapatma kararına bir yanıt olduğunu düşündürmüştür.
Yakın zamanda Türkiye ECZANE ZİNCİRLERİ ne kavuşacak ... Bakalım bu zincirde en zayıf halka kim olacak..?