
Teknik anlamda ticaretin yapılabilme rahatlığı, bürokrasiden şikayet ve devletin ticari platformda yer alma büyüklüğü ile ölçülebilen, çeşitli kriterlerin meydana getirdiği sonucun sıralanması olarak değerlendirilmektedir.
Ülkemiz ekonomisindeki özgürleşme bu yıl biraz daha iyi bir performans göstererek 67. sıraya yükseldi. Değerlendirmeye giren 179 ülke içerisindeki almış olduğu sıralamanın yapısal incelemesinin yapılmasında ciddi fayda olduğunu zannediyorum. Bu sıralama başarı mı yoksa başarısızlık mı diye bakmamız gerekmektedir.
Herigate Foundation ve Wall Street Journal işbirliği ile hazırlanan 2010 yılı Dünya Ekonomik Özgürlük Endeksi açıklandı. İş özgürlüğü, ticaret özgürlüğü, parasal özgürlük, kamu harcamaları, yatırım özgürlüğü gibi pek çok kriterin değerlendirildiği endekste Türkiye; İtalya, Hırvatistan, Brezilya, Rusya, Venezuela‘nın önünde yer alırken, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Romanya, Tayland gibi ülkelerin de gerisinde yer aldı. Endeksin ilk sırasını Hong Kong alırken, bu ülkenin ardından ikinci ve üçüncü sıraya ise Singapur ve Avustralya yerleşti. Bu yıl yapılan incelemede Amerika ise; ekonomik özgürlük sıralamasında büyük oranda kan kaybederek, gelişmiş ülkeler arasında listede en çok gerileyen ülke oldu. Her zaman bu listenin ilk sırasında yer alan ABD, bu yıl sekizinci sıraya indi. Bunun tersi olarak da ekonomik özgürlüğün en sınırlı ol duğu ülkeler ise Küba, Zimbabwe ve Kuzey Kore olarak belirlendi.
Yapılan değerlendirmede Türkiye için ise; İşe başlama ortalama 6 gün sürmekte, bu oran dünyada ortalama 35 gündür. İş yeri açma ruhsatı almak için prosedür sayısı 18 ile dünya ortalamasının üzerinde iken, toplam gün sayısı 218 olan dünya ortalamasının altındadır. Şirket tasfiyesinde ise bir hayli bürokratik engeller içermektedir.
Bununla beraber Türkiye`de ticaret özgürlüğünü engelleyen faktörlerin varlığına da değinilen raporda kısaca; ihracat destekleri, ithalat vergileri, fikri mülkiyet haklarının korunmasında yaşanan sorunlar ve yolsuzluk algısı gibi sistemsel engellerin, ticaretteki özgürlüğü kısıtladığını ortaya koymasıdır.
Bizlerin hızla bu konulardaki rahatlama ve bürokratik engelleri azaltma çalışmalarını başlatmamızda, ekonomimizin uluslar arası değer kazanması adına gerekli olduğuna inanıyorum.