Mhp Heyeti Elazığ’da
Şaban Yıldırım Temkinli
Şimdi Birlik Beraberlik Zamanı
Başbakandan Basın Toplantısı
Elazığspor Adana’da
Başbakan Deprem Bölgesinde
Başbakan Elazığ’da
Köylerde Dönüşüm Şart
Gakgoş Adana Yolcusu
Kanal E Canlı Yayın Radyo E Canlı Yayın
13°
Bu Gün Hava
Bulutlu
Yazarlar / Murat Kuşcubaşı
Murat Kuşcubaşı
Murat Kuşcubaşı
Orduyu Seviyoruz Ama…
01.02.2010

Genel Kurmay Başkanı diyor ki;"darbe dönemi bitmiştir"
Onlar, taraflı haberciler ve onların tayfası;"yook, bu ordu darbe yapacak..." diyor sonra, belge diye ellerine ne geçerse onu piyasaya sürüyorlar...
Doğru, yalnız, eksik fazla ne varsa orduyu karalamaya, orduyu suçlamaya yönelik kullanıyor sonrada;"canım bizde ordumuzu seviyoruz ama düzeltiyoruz..."diyerek bugüne kadar ne kadar yanlış varsa hepsini orduya yükleme gibi bir durumu organize ediyorlar...
Her şey ne için?
Demokrasi için...
Öyle ya demokrasi için temel şart orduyu küçültmek, orduyu karalamak, orduyu kaldırıp yeni ve demokrasiye uygun ordu kurmak gerekli...
Yok... Diyorlar böyle bir düşüncemiz... Ama gariptir kaynaklarına güvendikleri tarafın ağızları da, ha bire buna benzer düşüncelerini ileri sürüyor...
Dert ne?
Karanlığı aydınlatmak... Ne için daha güzel bir Türkiye için, demokrasi için...
İyi de bu düşünceye sahip olanlara neden kimse sormuyor;"ya Allah aşkına bu demokrasi adına attığınız adımlardan biri de şu milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırmak adına neden olmuyor?"
Yani o tarafgirler neden "vekillerin dokunulmazlığı kaldırılsın, demokrasi bunu istiyor" diyemiyor...
Üst rütbeli bir ordu mensubuna hukuk dokunabiliyor da(ki doğaldır) vekile dokunulmuyor...
Niye?
Ben seçtim diye mi?
Bu nasıl demokrasi anlayışı?
Benim seçtiğime dokunulmuyor ama ben seçenim bana dokunuluyor?!Benim ne suçum var o zaman?
Ne güzel değil mi?
Adamlar, belge, kaset, cd, fotokopi, ıslak-kuru diyerek ordu üzerinde senaryoları değerlendiriyorlar, bu milletin öz değeri olan ordusunu bütün dünyanın gözü önünde karalamaya çalışıyorlar, sonra bu işi "aydınlığa giden adımlar" olarak yorumluyorlar... Bu yorum ve gidişattan medet umup yola revan oluyorlar...
Bu mudur demokrasi?
Budur diyorlar...
Ve hepimiz; alt yapısında ordu düşmanlığı olan bu hali alkışlıyor, takdir ediyoruz, ne garip...
Diğer tarafta demokrasi adına atılan adımları da "açılım psikolojisi" içine sıkıştırarak yine "dokunulmazlık zırhını muhafaza ediyoruz"

                       *                 *                  *

Ekonomik kriz çıktı çıkalı (öncesi ve sonrası da dâhil) bir bakın hele; memur, emekli, esnaf, işadamı, üretici,(kalmışsa) köylü hangi sıkıntıları çekiyor... İşsizlik, iflas ve dibe vurmuş yaşam standardı...
Kimin umurunda...
Gündeme kaç gün geldi...
Ülke ekonomik olarak iyi diye mi gündeme gelmiyor bunlar...
Gündeme gelen ne?
Balyoz benzeri haberler...
Televizyonlarda ne var?
Yarışmalar, diziler ve balyoz...
Geçmişte oluşturulan gündemlerle asıl gündemler gizlenirdi. Şimdi oluşturulan gündemlerle bu ülkenin değerleri kemiriliyor...

                     *                     *                  *
Ordumuzu seviyoruz ama...
Bakın bu "ama" kelimesinin arkası bu ülkede farklı boyutlarda nasıl dolduruluyor...
Ağaçları seviyoruz ama katlediyoruz...
Denizi seviyoruz ama çöp atıyoruz...
Çevreyi seviyoruz ama kirletiyoruz...
Ülkemizi seviyoruz ama yolsuzluk, hırsızlık, idraksizlik, idaresizlik gibi vasıflarla hırpalıyoruz...
Takımımızı seviyoruz ama hırçınlığımızla sahayı kapatıyoruz...
İnsanları seviyoruz ama sömürüyoruz...
Hayvanları seviyoruz ama yok ediyoruz... 

                     *                  *                *

Benim "Türk Ordusu" üzerinde yapılan karalama operasyonlarına karşı yazdığım yazılara çok sert eleştiriler geldi... Özellikle internet sayfasında bu yorumları da yayınladım...
Bu da demokrasidir... Yani düşünceye saygı...
Evet bende beni eleştirenleri seviyorum ama...
Onlar "orduyu ne kadar seviyorlarsa" bende onları o kadar seviyorum ama...
Ama Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türk Ordusunu, Türk Bayrağını; (şu an araç olarak kullanılmaya devam edilen ve esnek tarafıyla istenilen yöne çekilen demokrasiden) daha fazla seviyorum...
Sizde seviyorsunuz biliyorum...

                   *                   *                    *
Bu ülkenin gündemini kim tayin ediyor bir düşünün...

Okunma Sayısı :27
Yazarın Diğer Yazıları
01.03.2010
15.02.2010
06.01.2010
Anket
Elazığ'ın Genel Sorunu Nedir?
Eğitimsizlik
İşsizlik
Kültürel Sorunlar
Yanlış Kararlar
Yönetim
Nöbetçi Eczaneler
Sahra Eczanesi
0424 237 19 12
İcadiye Mah. Balakgazi Caddesi No: 64
Bihter Eczanesi
0424 236 86 86
İzzetpaşa Mh. Mehmetçik Sk. No:20/A
RSS
© 1999 Tüm hakları saklıdır. - Kanal E Televizyonu Haber Merkezi
RSS