
Farklı bir bakışla dikkati çeken en önemli özelliklerimizin başında gelen, yapılış amacının tam olarak bilinmediği, ancak yapanların veya yaptıranların açıklama getirebileceği şehircilik anlayışına değişik bir örnek getiren ilimiz kaldırımları.
Baktığınızda bu kadar yüksek kaldırımlara hiçbir yerde rastlamak mümkün değil. Neden yüksek yapılmış sorusuna akılcı olarak verilebilecek tek yanıt var; o da araçların kaldırımlara çıkmasının engellenmesi denebilir. Ancak böyle bir fikrin olması zaten hukuk devleti olduğumuz iddiasına ters düşeceğinden dikkate alınmayacaktır. Öyle ise artık yetkililerden ricamız: zaten hemen hemen doğal gaz yüzünden yapılması elzem olan yolların bir nebze de yükseltilerek kaldırım farklarının ortadan kalkmasına yardımcı olmaktır. Çünkü yaşlılarımız çıkarken veya inerken zorlanmaktadırlar. Bununla birlikte yola park eden araçların kapıları açılamamakta ve insanlar arabalarından inememektedirler. Bu ciddi problemlerin dikkate alınması gereklidir.
İkinci kaldırım sorunumuz ise; oynayan kaldırım taşlarının sürekli yürümeye çalışan insanlarımıza oynadığı oyunlardır. Bunların başında ayaklarını bastıkça etrafa sıçrattığı kaldırım taşının altına gizlenene su birikintileridir. Hakikaten insanlarımızı çok zor durumda bırakmaktadırlar. Bu sorunu farklı yönlerden ele almak lazımdır. Bu işi yapan insanların işlerini neden doğru yapmadıkları niye sorulmamaktadır. Bildiğimiz kadarı ile kamu işlerini yapanların belirli bir zaman dilimi içerisinde yaptığı işlerin kalitesinden sorumlu olmasıdır. Bu kural neden bu konuda işletilmiyor. Ara sokaklardaki kaldırımların bodrum pencere bağlantıları, ağaç sulama için ayrılan kutular sağlam yapılmadığı için, oralardan dağılmalar başlamaktadır.
Yapılanın kontrollü ve teknik olarak sağlam yapıldığından emin olunması sadece kontrol mühendislerinin değil; bizlerin de üstünde durarak, yetkilileri uyarmanın bir vatandaşlık görevi olduğu bilincinin yerleşmesi gerekmektedir. Bilinçli toplum gereği, tüm fertlerin üzerlerine düşen bu görevi yapmak için daha farklı davranmaları, boşa giden her kuruşun bizim cebimizden çıktığının anlaşılması ile düzelecektir.